RAĞBETİMİZ, RABBİMİZE OLSUN! | لنتوجه برغائبنا إلى الله تعالى 

الولاية: عموم الولايات

التاريخ: 31. 03. 2017

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!

بارَكَ اللهُ لَكُمْ في جُمُعَتِكُمْ إخْواني الأعِزّاءُ!

Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Bizleri rahmet iklimi üç aylara ulaştırdı. Dün gece

Ramazan’ın müjdecisi olan Regaip kandilinin coşkusunu hep birlikte gönülden hissettik.

Bugün ise bir taraftan Recep ayının bereketini, diğer taraftan da haftalık bayramımız olan

Cumanın sevincini yaşıyoruz. Allah Resulü (s.a.s) bu mevsimler geldiğinde, “Allah’ım!

Recep ve Şaban ayını bizlere mübarek eyle! Bizleri sıhhat ve afiyet içerisinde imanla

Ramazan’a ulaştır!”[1]diye dua ederdi. Yüce Rabbimiz, Recep ve Şaban’ı milletimiz ve

âlem-i İslam için mübarek kılsın. Her türlü kötülüklerden korunmuş olarak Ramazan

ayına kavuşmayı hepimize nasip eylesin.

الْحَمْدُ للهِ حَمْدَاً كَبيراً، الحَمْدُ للهِ الذي بَلَّغَنا الأشْهُرَ الثّلاثَةَ التي تَعُمُّ فيها الرَّحْمَةُ. شَعَرْنا لَيلَةَ أمْسِ

بِحَماسِ لَيْلَةِ الرَّغائِبِ التي تُبَشِّرُ بِقُدومِ شَهْرِ رَمَضانَ المُبارَكِ. أمّا اليَوْمَ فَنَعيشُ مِنْ جِهَةٍ بَرَكَةَ شَهْرِ

رَجَبَ ونَعيشُ مِنْ جِهَةٍ أُخْرى فَرْحَةَ الجُمُعَةِ التي تُعْتَبَرُ عِيدَنا الأسْبُوعِيّ. عِنْدَما تَأتي هذهِ المَواسِمُ

كانَ رَسولُنا الكَريمُ عَلَيْهِ الصَّلاةُ والسّلامُ يَدْعو اللهَ بِهذا الدّعاءِ: “اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ، وَشَعْبَانَ،

وَبَلِّغْنَارَمَضَانَ[1]. أسْألُ اللهَ تَعالى أنْ يَجْعَلَ رَجَبَ وشَعْبانَ مُبارَكاً على أُمّتِنا والعالَمِ الإسْلامِيّ،

ويَجْعَلَنا جَميعاً نَبْلُغُ رَمَضانَ وقدْ تَطَهَّرْنا مِنْ كافّةِ الخَطايا والسِّيّئاتِ.

Aziz Kardeşlerim!

Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de “İnşirah” adında muhteşem bir sure vardır. İnşirah;

kalbin açılmasıdır. Göğsün genişlemesidir. Gönlün ferahlaması ve sükûnet bulmasıdır.

İnşirah suresi, Allah Resulü ve ashabının çok büyük zorluklar çektiği bir zamanda nazil

olmuştur. Bu sure, Resul-i Ekrem (s.a.s) Efendimizin şahsında bütün müminlerin kıyamet

sabahına kadar kalplerinin nasıl inşirah bulacağını, nasıl huzura kavuşacağını haber

vermiştir. Sırtımızdaki ağır yüklerden nasıl kurtulacağımızın, şanımızı, şerefimizinasıl

yücelteceğimizin, zorluklarımızı kolaylıklara nasıl dönüştüreceğimizin yollarını

göstermiştir.

Şöyle buyurur Rabbimiz, İnşirah Suresi’nde: “Habibim! Biz, senin göğsüne

inşirahvermedik mi? Belini büken yüklerinden seni kurtarmadık mı? Senin şanını ve

ününü yüceltmedik mi? Elbette zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Muhakkak her

zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul! Ve

rağbetin yalnızca Rabbine olsun!”[2]

إخْواني الأعِزّاءُ!

في القُرْآنِ الكَريمِ سورَةٌ عَظيمَةٌ اسْمُها سورَةُ “الانْشِراحِ”. الانْشِراحُ يَأتي بِمَعْنى طيبَةِ النَّفْسِ

والشُّعورِ بِالفَرَحِ والابْتِهاجِ والسَّكينَةِ في الصّدْرِ. سورَةُ الانْشِراحِ نَزَلَتْ في فَتْرَةٍ عانى فيها رَسولُ اللهِ

وصَحابَتُهُ الأمَرَّيْنِ. هَذِهِ السّورَةُ تُخْبِرُنا بِاسْمِ سيدِنا محمدٍ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ أنّ المُؤمِنينَ

كافَّةً سَوْفَ تَنْشَرِحُ صُدرُوهُمْ وتَنْعَمُ بِالسّكينَةِ إلى يَوْمِ القِيامَةِ. وتَدُلّنا على سُبُلِ التّخَلُّصِ مِنَ الأعْباءِ

التي أَثْقَلَتْ ظُهورَنا وإعْلاءِ شَأنِنا وكَرامَتِنا وشَرَفِنا والتّغَلُّبِ على الصِّعابِ. 

يَقولُ اللهُ تَعالى في سورَةِ الانْشِراحِ: “أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ * وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ * الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ

* وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ * فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا * إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا * فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ * وَإِلَى رَبِّكَ

فَارْغَبْ”[2].

Kardeşlerim!

Surenin son iki ayetinden öğrenmekteyiz ki; kalplerimizin inşirah bulmasının,

sırtımızdaki ağır yüklerden kurtulmanın, şanımızı yüceltmenin, zorluklarımızın kolaya

dönüşmesinin iki şartı vardır. Birincisi, Rabbimizinفَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ“Çalış, çabala, gayret

et, üret!” emrine riayet etmektir. Yani şu kısacık hayatımızı boşa geçirmemektir. En

değerli sermayemiz olan ömrümüzü beyhude tüketmemektir. İyilik için, doğruluk için,

faydalı işler için çabalamaktır. Yeryüzünü daha yaşanabilir hale getirmek için gayret

göstermektir.

إخواني!

نَتَعَلّمُ مِنْ آخِرِ آيَتَيْنِ في سورَةِ الانْشِراحِ وجودَ شَرْطَيْنِ للتَّخَلُّصِ منَ الأعْباءِ التي أَثْقَلَتْ ظُهورَنا ونَتَعَلَّمُ

طَريقَ انْشِراحِ صُدورِنا ورَفْعِ شَأنْنا وتَحْويلِ العُسْرِ إلى اليُسْرِ. أحَدُهُما هو الامْتِثالُ لِما يَأمُرُنا بهِ اللهُ

تعالى في هَذِهِ الآيَةِ الكَريمَةِ: “فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ“. وتَأتي هَذِهِ الآيَةُ بِمَعْنى أنْ يَجْتَهِدَ الإنْسانُ ويَكْدَحَ

فلا يَقْضي حَياتَهُالقَصيرَةَ في أمورٍ لا تَنْفَعُ، وأن لا يُضَيِّعَ عُمُرَهُ الذي هو رَأسُمالِهِ النَّفيسِ هَباءً وسُدىً،

وأنْ يَجْتَهِدَ ويَبْذُلَ قُصارَى جُهْدِهِ من أجْلِ البِرّ والإحْسانِ والأعْمالِ الصّالِحَةِ ويُحَوّلَ الأرْضَ إلى مَكانٍ

قابِلٍ لِلعَيْشِ. 

Aziz Müminler!

İnşirah suresindeki müjdelere nail olabilmenin ikinci şartı ise وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ “Sadece

Rabbine yönel!” âyetigereğinceAllah’a rağbet etmektir. Regaip kandilinde en çok üzerinde

durmamız gereken husus Rabbimizin bu emri olmalıdır.Yani Allah için çalışmaktır. Allah

için koşturmaktır. Allah için yorulmaktır. İstek ve dileklerimizi, arzu ve

tutkularımızıAllah’a yöneltmektir. Şan ve şöhreti, makam ve mevkii, mülk ve serveti

değil, Rabbimizin rızasını amaçlamaktır.

إخواني الأعزاء!

أمّا الشّرْطُ الثّاني الذي نَنالُ بهِ البُشْرى المَذْكورَةَ في سورَةِ الانْشِراحِ فهو أنْ نَجْعَلَ رَغباتِنا إلى اللهِ

تعالى عَمَلاً بِهَذه الآيَةِ: “وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ”. وهذا الأمْرُ يَجِبُ أنْ يَكونَ أكْثَرَ الأمورِ التي يَنْبَغي الوُقوفُ

عِنْدَها في لَيْلَةِ الرّغائِبِ. ويَعْني ذَلِكَ أنْ نَجْعَلَ رَغَباتِنا وآمالَنا وأهْواءَنا للهِ تَعالى، ونَعْمَلَ ونَجْتَهِدَ ونَكْدَحَ

في سَبيلِ نَيْلِ رِضا اللهِ تعالى، ولَيْسَ في سَبيلِ نَيْلِ الشُّهْرَةِ والجاهِ والمَنْصِبِ والثّرْوَةِ.

Değerli Kardeşlerim!

Bugün de Müslümanlar olarak çok zor süreçlerden geçiyoruz. Her müminin kalbinin

sıkıştığı bir dönemdeyiz. İnşiraha en çok muhtaç olduğumuz bir zamandayız. Sırtımızdaki

ağır yüklerden kurtularak huzura kavuşmanın ihtiyacı içindeyiz. Öyleyse geliniz

kardeşlerim! Bu uğurda azimle gayret edelim. Hayatımızı heva ve heveslerimiz

doğrultusunda değil, Rabbimizin rızası için yaşayalım. Hak, hakikat, adalet ve iyilik için,

insanlık için daha fazla çalışmaya, daha fazla yorulmaya çaba gösterelim.

İşte o zaman Cenabı Hakk,kalplerimize inşirah verir. Sinemizdeki ağır yüklerden bizleri

kurtarır. Günah kirlerinden arındırır. Bütün zorluklarımızı kolaylaştırır. İşte o zaman

Rabbimiz,özgürlüğümüzü elimizden alan bütün kötülüklerden bizi korur.

Meşakkatlerimizi rahmete dönüştürür. Şanımızı yüceltir. Bizi yeniden aziz bir ümmet

eyler.

إخْواني الكِرامُ!

واليَوْمَ نَمُرُّ نَحْنُ المُسْلِمونَ بِأَصْعَبِ فَتَراتِ تاريخِنا، فَتَراتٍ تَضيقُ فيها صُدورُ المُؤمِنينَ، وتَكونُ أَحْوَجَ إلى

الانْشِراحِ، والتّخَلّصِ منَ الأعْباءِ التي أثْقَلَتْ ظُهُورَنا وبُلوغِ السّكينَةِ والطّمَأنينَةِ. إنْ كانَ الأمْرُ كَذَلِكَ

فَتَعالَوْا يا إخْواني نَعْمَلْ في سَبيلِ ذَلِكَ بِعَزْمٍ وإصْرارٍ، ولْنَعِشْ مِنَ أجْلِ رِضا اللهِ لا مِنْ أجْلِ أهْوائِنا

وشَهَواتِنا، ولْنَبْذُلْ مَزيداً مِنَ الجُهْدِ في سَبيلِ الحَقِّ والحَقيقَةِ والعَدالَةِ والبِرِّ والإحْسانِ والإنْسانِيّةِ.

حينَئذٍ يَشْرَحُ اللهُ تعالى صُدورَنا ويُخَلّصُنا منَ الأعْباءِ الثّقيلَةِ التي تُثْقِلُ قُلوبَنا، ويُطَهِّرُنا مِنْ أدْرانِ

الذُّنوبِ والآثامِ، ويُيَسّرُ لنا أُمُورَنا، ويَقينا مِنْ جميعِ الشَّرُورِ التي سَلَبَتْ حُرّيَتَنا، ويَجْعَلُ العُسْرَ رَحْمَةً

ويَرْفَعُ شَأنَنا ومَكانَتَنا، ويُعِزُّنا مِنْ جَديدٍ.

            Kardeşlerim!

            Yüce Rabbimiz, hidayete davet etmesi için Musa (a.s.)’ı Firavun’a gönderdiğinde

Hz. Musa,

رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙوَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪ي “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver! İşimi kolaylaştır.”[3]diye

dua etmişti. Bugün bizler de Musa (a.s.) gibi Rabbimize niyaz ediyor ve diyoruz ki:

Rabbimiz!Gönüllerimize inşirah lütfeyle! Zorluklarımızı kolaya dönüştür. Bizleri her

nefesini senin yolunda tüketenlerden eyle!

Allah’ım! Bizleri göz açıp kapayıncaya kadar dahi nefsimizin eline bırakma! Rağbetimizi,

isteklerimizi, arzularımızı, tutkularımızı sadece senin rızanı aramaya vesile kıl!

Rabbimiz! Şanımızı yücelt! İslam ümmetini yeniden aziz bir ümmet eyle!

إخْواني!

عِنْدَما أرْسَلَ اللهُ تَعالى موسى إلى فِرْعَوْنَ يَدْعوهُ إلى الهِدايَةِ تَوَجَّهَ موسى عَلَيْهِ السّلامُ إلى اللهِ بِهذا

الدُّعاءِ: “رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙوَيَسِّرْ لي اَمْري[3]. واليَوْمَ نَتَوَجَّهُ إلى اللهِ ونَدْعوهُ كَما دَعا سَيّدُنا موسى

عَلَيْهِ الصّلاةُ والسّلامُ:

اللَّهُمَّ اشْرَحْ لنا صُدورَنا ويَسِّرْ لنا أمورَنا واجْعَلْنا مِنَ الذينَ يَعيشونَ ويَتَنَفّسونَ في سَبِيلِكَ!.

اللَّهُمَّ لا تَكِلْنا إلى أنْفُسِنا طَرْفَةَ عَيْنٍ ولا أَقَلَّ مِنْ ذلك! اللَّهُمَّ اجْعَلْ رَغَباتِنا وآمالَنا وأهْواءَنا وَسيلَةً

لِلبَحْثِ عَنْ رِضاكَ!.

اللَّهُمَّ ارْفَعْ شَأنَنا وأَعِزَّ أُمَّتَنا الإسْلامِيَّةَ مِنْ جَديدٍ!. اللهُمَّ آمين.

[1]Ahmed b. Hanbel; Müsned, 1/259.

[2]İnşirâh, 94/1-8.

[3]Tâhâ, 20/25-26.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

الولاية: عموم الولايات

التاريخ: 31. 03. 2017

[1] مسند أحمد بن حنبل، 1/ 259.

[2] الانشراح، 94/ 1-8.

[3] طه، 20/ 25-26.

إعداد: المديرية العامة للخدمات الدينية

مصدر الخطبة : 1 2